İyi Bir Uyku İçin Püf Noktaları

Tarih: Nisan 27, 2009 , 1:47 pm - Kategori:
  • Her gün aynı saatte uyanın
  • Gündüz vakti olabildiğince aydınlık ortamlarda bulunun,
  • Sabah çalışmaya başlamadan önce biraz yürüyüş yapın (İşe yürüyerek gidebilirsiniz) Günlük yürüyüş süresi ortalama 45 dakikadan kısa olmasın,
  • Aldığınız kafeini (Kahve, çay, çikolata) kısıtlayın. Günde 2 fincandan fazla kahve içmeyin. Uykuya dalmakta veya sürdürmekte sorununuz varsa kafeini tamamen hayatınızdan çıkarın,
  • Mümkün ise sigarayı azaltın, uyku ile ilgili sorununuz varsa sigarayı tamamen bırakmaya çalışın,
  • Alkol alımını kısıtlayın. Uyku ile ilgili sorununuz varsa alkollü içeceklerden tamamen uzaklaşın,
  • Uykunuz gelirse gündüz vakti kısa süreli uyuyabilirsiniz ama gece uykusuzluk çekiyorsanız gündüz uyumamalısınız,
  • Yatak odanızı uyuma ve cinsellik dışında kullanmayın, yatak odanızı çalışma odası olarak kullanmamalısınız,
  • Yatak odanız ısı, ışık ve gürültü açısından sizi rahat ettirecek şartlarda olmalıdır,
  • Uykuya uyanmayı arzu ettiğiniz zamandan 9 saat önce başlayın
    • Uyumadan 1 saat önce günlük aktiviteyi bitirin, 15 dakika boyunca o gün yaşadığınız sıkıntıları, başarıları ve mutlulukları bir kağıda yazın sonra 45 dakika boyunca gevşemeye çalışın, uyarıcı olmayan şeyler yapın (hafif şeyler okuyun, klasik müzik dinleyin, ılık köpüklü bir banyo yapın, meditasyon yapın, 1 bardak ılık ballı süt için)
    • Sonra yatağa girin, gözlerinizi kapatıp uykuya dalmanın keyfini çıkarın
    • Eğer yaklaşık 15 dakika süreyle uykuya dalamadıysanız kalkın ve başka bir odaya gidin ve uykunuz gelinceye kadar gevşemeye çalışın, uykunuz gelince tekrar yatağa gidin. Bu durum tekrar edebilir ama mutlaka her gün aynı saatte uyanmaya özen gösterin.

Uykusuzluk bir hastalıktır.

Tarih: Mart 31, 2009 , 2:47 pm - Kategori:

Uykusuzluğun birçok kez geçici bir durum olmadığı, bir tür hastalık olduğunu söyleyen uzmanlar, bundan kurtulmak için bakın neler öneriyorlar.

Uykusuzluğun birçok kez geçici bir durum olmadığı, bir tür hastalık olduğu bildirildi.

Yeterince uyumamak ve iyi uyuyamamak insanı yoruyor. Günlük yaşam stresi ya da iş saatlerindeki değişiklik uykusuzluğa ve uyku düzeninin bozulmasına neden olurken, ilaç veya psikoterapilerle tekrar eski uyku düzenine kavuşulabiliyor. Çoğu kişi uyku bozuklukları sorunu olduğunun farkına varmadan yıllarca uykusuz geceler geçirerek, uyku bozukluğuyla yaşamak zorunda kalabiliyor. Uykuya dalmakta sıkıntı yaşayanlar için uzmanlar, şu önerilerde bulunuyor:

“- Işık veya ses uyumayı güçleştirir. Seslerden etkilenen hassas biriyseniz, kulağınıza kulak tıkacı takabilirsiniz. Işık konusunda hassassanız perdelerinizi sıkıca kapatın veya göz maskesi kullanın. Gece çok ihtiyaç duymadıkça ışığı açmayın. Bunun yerine küçük gece lambaları kullanın.

- Yatmadan en az 2 saat önce ağır yemek yemeyin. Eğer acıkırsanız bir bardak süt ya da hafif bir yemek tercih edebilirsiniz. Süt, aminoasit içerdiği için uyumaya yardımcı olur.

- Stres hormonlarınızı azaltmak için gün içinde egzersiz yapabilirsiniz ancak yatmadan en az 3 saat önce ağır, zor hareketler yapmayın. Düzenli egzersiz daha derin uyumanızı sağlar.

- Öğleden sonra geç bir saatte şekerleme yapmayın ve her zaman aynı saatte yatağa girin. Eğer şekerleme ihtiyacı duyuyorsanız, uyandıktan 8 saat sonra 10-15 dakikalık bir şekerleme yapabilirsiniz.

- Yatağa gitmeden bir saat önce zihnin dinlenmesi için her tür konuda düşünmeyi veya çalışmayı bırakın. Yatma zamanında üzüntülerden veya sizi üzebilecek şeylerden uzak durun. Yatakta duygusal konuları tartışmayın.

- Yatak odanızda evcil hayvanlarınızın kalmaması düşünülebilir. Hayvanınızla uyumak, eğer alerjiniz varsa uykusuzluğa neden olabilir. Ayrıca, onun yatağın etrafında dolaşması da sizi uykusuz bırakabilir.

- Yatak odanızın iyi havalandırıldığından veya sıcaklığının uyumaya uygun olduğundan emin olun.

- Yatak odası sadece uyumak ve seks içindir. Uyuyamıyorsanız veya gecenin yarısında uyanıyorsanız başka bir odaya gidin ve kitap okuyun veya uykunuz gelinceye kadar TV izleyin.

- Kaslarınız gerginse bu gibi durumlarda yapılabilecek rahatlama tekniklerini öğrenerek, yatakta uygulayabilirsiniz.

- Gece yatmadan önce sigara içmemeye çalışın. Nikotin uyarıcı olduğu için geç yatma veya gece yarısı uyanma gibi sonuçlara neden olabilir.

- Kafeinli içecekleri yatma saatinden en az 4-6 saat önce için. Kola, çay, kahve, çikolata gibi gıdalarda bulunan kafein uyarıcı etki etmektedir. Kafein miktarını azaltmak, içmeyi bırakmak baş ağrısı gibi semptomlara neden olabilir.

- Alkol bir sakinleştiricidir ve derin uyumayı sağlayabilir. Sonradan ortaya çıkabilecek metabolizma kaynaklı sorunlar nedeniyle uykusuzluk sorunları yaşanabilir.”

Uzmanlar, bu öneriler uygulandığı halde uyku sorununun devam etmesi halinde ise bir uzmana başvurmayı tavsiye ediyor.

Kaynak: hurriyet

Etiketler:

UYKU HASTALIKLARINA DİKKAT!

Tarih: Ocak 31, 2009 , 2:50 pm - Kategori:

Uyku hastalıkları, hastanın uykusu sırasında ya da uyumak istediğinde ortaya çıkan klinik durumlardır. Bugün seksenden fazla uyku hastalığı varlığını ve bunlardan bazılarının görülme sıklığının diğerlerine oranla daha fazla olduğunu biliyoruz.

Toplumda ve hekimler arasında uyku hastalığı denilince sadece fazla uyumak ve uyuyamama, uyku hastalığı olarak anlaşılmaktadır. Oysa uyku hastalıkları uyku sırasında görülen uyku kalitesini bozarak bireyin dinlenememesi, bilincinin tazelenememesi,gündüz aktivitelerinin bozulması ve bireyin sağlıklı olduğu dönemdeki kapasite ve becerilerinin azalması ile seyreden hastalıklardır.

Uyku hastalıkları ile ilgili gerçek anlamda bilimsel çalışmalar geçen yüzyılın başında Amerika ve Avrupa’da başlamış. Başlangıçta rüya içeriğini açıklamak için yola çıkılmış. Ancak bu çalışmalar sırasında insan yaşamında çok önemli sağlık problemlerinin oluşmasına neden olan, klinik durumların ortaya çıktığı gözlenmiş. Bu temeller üzerine geliştirilen ve yapılan çalışmalar uyku tıbbının altmışlı yılların ortaları ve yetmişli yılların başında ayrı bir disiplin, ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yetmişlerden sonra uyku hastalıkları ile ilgili teknolojik ve bilimsel gelişme baş döndürücü hızla artmıştır.
Bizde, konuyla ilgilenme seksenli yılların başında bir kaç bilim adamının yurtdışı çalışmaları ve yurda döndüklerinde bu işle ilgilenmeleri ile başlamıştır. Doksanlı yıllara kadar iki üniversite kliniğinde çalışan, ancak uğraşanların dışında kimsenin fazla ilgilenmediği bir tıp alanı olarak varlığını sürdürmüştür.
Başlangıçta uyku hastalıkları bizde fantazi olarak algılanmış. Ancak doksanlı yılların başında, nöröloji ve psikiyatri dışında, biz göğüs hastalıkları uzmanlarının da konuyla ilgilenmesi ie bu konuya olan ilgiyi artmıştır. Toplum ve hekim kitlesinin konu hakkında bilgilenmesinin artması ve ilginin odaklanması, uyku hastalıkları ile ilgilenen araştırmacı ve hekimlerin düzenlediği konferanslar, sempozyumlar, seminerler ve yaptıkları yayınlar sonucunda olmuştur. Seksenli yıllarda iki olan merkez sayısı bugün yirmilere çıkmıştır. Şu an, başlangıçta sanıldığı gibi fantazi değil, uyku biliminin de ayrı ve önemli bir bilim dalı olduğu kabullenilmiştir.

Uyku hastalıkları ile kim ilgilenir?

Uyku hastalıkları geniş bir bilimsel yelpaze gösteren bilim alanıdır.Bir çok uzmanlık alanını ilgilendirir. Bazı hastalıklar nörölogları, bazıları psikiyatrisleri, bazıları göğüs hastalıkları ve kulak burun boğaz uzmanlarını ilgilendirir. Şu an ülkemizde uzmanlık alanı olmamasına karşın, bir çok disiplinin aktivite göstereceği, bir bilim dalıdır. Benim kanaatim çok yakın gelecekte dahiliye, cerrahi, çoçuk ve kadın–doğum gibi bir ana tıp dalı olacaktır.

Tıpta günümüzde ulaşılan bilgi birikimine karşın, halen bilinmeyen sayısı çok fazla. Bir çok klinik durum var ki nasıl oluştuğu açıklanamıyor ; ya esansiyel, ya idiopatik diye adlandırılıyor. Gerçek nedeni açıklanamıyor, sadece sonuçları tedavi edilmeye çalışılıyor. Bugün uyku tıbbının yaşamamıza girmesi ile, açıklayamadığımız ve hastaların sorununa çözüm bulmak için doktor doktor dolaştığı; idiopatik,esansiyel ya da psikolojiktir denilen bir çok klinik durumun uyku sırasında gözlenen hastalıklara bağlı geliştiği anlaşılmıştır.

Uyku hastalıklarının görülme sıklığı nedir, yaş, cins farkı gösterir mi ?

Uyku hastalıklarının her biri farklı sıklıkda görülmektedir. Çok seyrek görülen hastalıklar olmasına karşın, çok sık görülen hastalıklar da vardır. Bu konuda örnek verecek olursak astım ve diyabet gibi hastalıklar kadar sık görülen hastalıklar olup, yaşam kalitesini en az onlar kadar bozarlar.Hastalıklar her yaşta görülmesine karşın, bazılarının sıklığı yaşın ilerlemesine bağlı olarak artmaktadır.Cinse görede bazı hastalıkların dağılımı değişmektedir. Örneğin, uyku apne sendromu erkek cinste daha çok görülmektedir.

En sık görülen uyku hastalıkları insomnia,uyku apne sendromu, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi gibi hastalıklardır. Bu hastalıklardan en sık görüleni insomnia olup, ABD istatistiklerine göre %17 oranındadır. Bu görülme sıklığı kronik obstrüktif akciğer hastalığı (kronik bronşit + amfizem)sıklığı kadardır. Yine uyku apne sendromunun ülkesel boyutta farklılıklar göstermesine karşın % 2-5 oranında görüldüğü bildirilmiştir. Bu hastalığında sıklığı şeker hastalığı görülme sıklığından fazla olup,astım sıklığı kadardır.Yine huzursuz bacak sendromu sıklığı %5 dolayındadır. Narkolepsi diğerlerine göre daha az görülmekle birlikte % 0.05 dolayında görülmektedir.
Bu hastalıkların önemi, gündüz aşırı uyku eğilimini artırıyor olmalarıdır ve başka klinik durumların gelişmesinde tetikleyici rollerinin varlığıdır.

Gündüz aşırı uyku eğilimi

Gündüz aşırı uyku eğilimi uyku hastalıklarına bağlı olarak sıklıkla gelişen, gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle dinlendirici uykunun olmamasına bağlı olarak, kişinin gündüz yaşamında uyku eğiliminin artması ve kimi zaman iş başında bile küçük uyku ataklarının olması halidir. Buna hipersomnolens ya da excessive daytime sleepness denir. Yaşamımızda önemi elbette çok fazladır. Kişinin çalışma kapasitesini ve becerisini doğrudan etkileyen önemli bir durumdur. Diğer bir önemi ise trafik kazaları ve iş kazalarında oynadığı roldür.

İnsomnia

İnsomnia, uykuya güç dalma, uykudan sık uyanma, uyku zamanın kısalması ve dinlendirici olmayan uykuya verilen addır. İnsomniaya bağlı olarak hasta uykudan dinlenmemiş kalkar, yorgundur, çalışma kapasitesi azalmış, mutsuz, depresiftir ve anksiyetesi olabilir. Kişinin günlük davranışlarında değişiklikler olur.
Yine en çok yakınılan konu gündüz aşırı uyku eğilimidir.
Tedavisi zordur, uyku hijyenini sağlayarak, davranışsal ve ilaç tedavisi yapılarak kişinin yakınmalarının üstesinden gelinmeye çalışılır.

Narkolepsi

Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal aktiviteyi bozar. Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle birlikte,sık görülen bir hastalıktır.Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk yaşından başlayarak, 50′li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Narkolepsi yaşam boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir. Tedavide santral sinir sistem uyaranı olan ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisinde yan etkiler, ilaca tolerans gelişebilir.

Kaynak: stargazete

Uykunuzu Değerlendirin

Tarih: Ocak 29, 2009 , 2:27 pm - Kategori:
  1. Yeterli süre uyumama rağmen sabahları zor uyanıyorum, kendimi yorgun hissediyorum.
  2. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.
  3. Uyku hijyeni kurallarına 2 hafta boyunca uymama rağmen tatmin edici uyku uyuduğumu düşünmüyorum.
  4. Haftada en az 2 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.
  5. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda tanımlayamadığım bir huzursuzluk hissediyorum.
  6. Uyurken bacaklarımda ritmik hareketler olduğu söyleniyor.
  7. Evde horlamamın diğer odalardan bile duyulduğu söylenir.
  8. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.
  9. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.
  10. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.
  11. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.
  12. Sabah ağız kuruluğu ile uyanıyorum.
  13. Sabah baş ağrısı ile uyanıyorum.
  14. Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.
  15. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.
  16. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.
  17. Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.
  18. Çok sık rüya görüyorum.
  19. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.

Yukarıdaki sorulardan 1 veya daha fazlasına evet diyorsanız sizde bir uyku hastalığı olabilir.

CPAP, BPAP ve APAP kullanıcılarına 12 altın öneri

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:34 pm - Kategori:

1. Geceyatağa gitmeden kısa süre önce TV izlerken veya kitap okurken takın.
2. Cihazınızın rampa ayarı varsa mutlaka kullanın, uykuya geçiş zamanınıza göre ayarlayın ama rampayı gereksiz yere uzun tutmak da zarar verici olabilir.
3. CPAP’ı her gece ve her uyuduğunuzda (gündüz şekerlemeler de dahil) kullanın. CPAP’ı kullanmak üst solunum yolunuzda ödemi gerileterek cihazı daha rahat kullanmanızı sağlar. Cihaza ara vermek veya önerilenden az kullanmak uyku apne sondromu komplikasyonlarının gelişme oranını artırır.
4. Yeni CPAP cihazları oldukça sessizdir ama yine de gürültüden rahatsız oluyorsanız CPAP’ı yatağın altına koyabilirsiniz, bu ses sorununu azaltacaktır.
5. Maskeniz kaçak yapmayan en az sıkılıkta olmalıdır. Bunu da en iyi siz ayarlayabilirsiniz. Özellikle burun sırtınıza yük binmesini önleyerek maskenin kafa bandlarını özenle ayarlayarak maskenin cildinize tam oturmasını sağlayın.
6. Hafif bir burun tıkanıklığınız (konjesyon) varsa buruna salin solüsyonu (tuzlu su) kullanınız. Bu amaçla eczaneden serum fizyolojik damla alabileceğiniz gibi okyanus suyu adı altında satılan spreyleri de kullanabilirsiniz.
7. Burun tıkanıklığı daha ciddi ise burun veya sinüslerdeki konjesyon için bir dekonjestan kullanınız. Burun tıkanıklığı dekonjestanlara rağmen düzelmiyor ise bir KBB hekimine başvurabilirsiniz, veya konjesyon nezle gibi bir sebebe bağlı ise kendiliğinden düzelene kadar CPAP’a ara verebilirsiniz.
8. CPAP cihazınıza uygun bir ısıtıcı nemlendirici kullanınız. Bu solumanızı daha konforlu hale getirecektir.
9. Eğer geleneksel burun maskeleri ile sorun yaşıyorsanız burun yastıkçığı denilen maske tiplerini deneyebilirsiniz
10. Maskenizi, hortumu ve kafa bandını haftada 1 kez yıkayarak temizleyin, yıkarken bebe şampuanı tercih etmeniz önerilir.
11. CPAP filtrelerini önerilen zamanlarda kontrol ederek temizleyin veya değiştirin.
12. Uyku doktorunuzla ve CPAP cihazını aldığınız firma ile yakın temasta olun. Sizin için en iyi cihazı, maskeyi ve aksesuarları seçtiğinizden emin olun.

Kompleks uyku apne sendromu

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:33 pm - Kategori:

Kompleks uyku apne sendromu, Obstrüktif uyku apne sendromu ile Santral uyku apne sendromunun birlikte görüldüğü ancak tek tek bu klinik durumlardan farklı, ayrı bir antite olarak tanımlanmıştır. Dr. Timothy I Morgenthaler yeni tanımlanan kompleks uyku apne sendromunun karakteristiklerinin henüz çok iyi şekilde tanımlanmadığı bildirilmiştir. Uyku araştırıcıları kompleks uyku apne sendromunun tamamen farklı klinik bir durum mu yoksa obstrüktif uyku apne sendromunun bir alt tipi mi olduğu araştırılmaktadır. Tüm uyku apne sendromu hastalarının %5-10’unun kompleks uyku apne sendromlu olduğu tahmin edilmektedir. Bu klinik tabloya sahip hastaların CPAP’ı iyi tolere edemedikleri bildirilmektedir. Ancak bu durum hastaların CPAP ile tedavi edilmelerine engel değldir. Bu yılın başında FDA (ABD’de gıda ve tedavi edici ilaç ve cihazlara onay veren kuruluş) kompleks uyku apne sendromu tedavisi için özel bir pozitif hava yolu basınç tedavi cihazı üretmiştir. Bu cihaz bir non-invazif ventilatör (solunum cihazı) gibi çalışmaktadır. Cihazın yazılımı hastanın solunum şeklini öğrenip ona göre basınç uygulamaktadır.

Halkımız uyku apnesini nasıl adlandırıyor?

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:32 pm - Kategori:

Uyku apnesi halkımız tarafından bazen yanlışlıkla Uyku abnesi, uyku habbesi, uyku apsesi olarak adlandırılabilmektedir.

Bazı yiyeceklerin kalori değerleri

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:31 pm - Kategori:

TAHIL ÜRÜNLERİ Adet / gr Kalori
1 dilim beyaz ekmek 28 gr 90
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60
1 dilim kızarmış ekmek15 gr 35
1 adet kruasan 200 gr 200
Bisküvi 100 gr 470
Mercimek (kuru) 100 gr 314
Arpa (kuru) 100 gr 367
Bulgur (kuru) 100 gr 371
Kuskus (kuru) 100 gr 367
Mısır (kuru) 100 gr 342
Buğday (kuru) 100 gr 364
Susam 100 gr 589
Makarna (kuru) 100 gr 339
Makarna (haşlanmış) 100 gr 85
Pirinç (kuru) 100 gr 357
Pirinç (haşlanmış) 100 gr 125
YAĞLAR Adet / gr Kalori
Tereyağı 28 gr 206
Margarin 28 gr 204
Sıvı yağ 28 gr 130
ET ÜRÜNLERİ Adet / gr Kalori
Biftek (ızgara) 100 gr 278
Tavuk (ızgara) 100 gr 132
Tavuk göğsü (haşlanmış)100 gr 150
Kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282
Kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232
Pastırma 100 gr 250
Salam 100 gr 446
Sosis 100 gr 295
Sucuk 100 gr 452
DENİZ ÜRÜNLERİ Adet / gr Kalori
Alabalık 1 adet 168
Midye 1 adet 9
İstiridye 1 adet 6
Karides 1 adet 144
Kalkan 100 gr 193
Levrek 1 adet 93
Palamut 1 adet 168
Somon füme100 gr 171
Ton balığı 100 gr 121
Uskumru 1 adet 159
Tuzlanmış balık100 gr 305
SEBZE VE BAKLAGİLLER Adet / gr Kalori
Bakla 100 gr 72
Bamya 100 gr 36
Bezelye 100 gr 84
Börülce 100 gr 127
Asma yaprağı 100 gr 97
Taze biber 100 gr 22
Domates 1 adet 14
Enginar 1 adet 10
Ebegümeci 100 gr 48
Patlıcan 1 adet 28
Taze fasulye 100 gr 90
Brokoli 100 gr 35
Brüksel lahanası 100 gr 35
Kabak 100 gr 25
Havuç 100 gr 35
Karnabahar 100 gr 32
Kereviz 100 gr 18
Kıvırcık salata 100 gr 40
Salatalık 1 adet 11
Marul 100 gr 15
Mantar 100 gr 14
Soğan 100 gr 35
Bezelye 100 gr 89
Patates (haşlama) 100 gr 100
Ispanak 100 gr 26
Lahana 100 gr 20
KURUYEMİŞLER Adet / gr Kalori
Badem 100 gr 600
Hindistancevizi 100 gr 603
Fındık 100 gr 650
Fıstık 100 gr 560
Çam fıstığı 100 gr 600
Ceviz 100 gr 549
Patlamış mısır 100 gr 478
Kabak çekirdeği 100 gr 571
Ay çekirdeği 100 gr 578
MEYVELER Adet / gr Kalori
Elma 1 adet 60
Kayısı 1 adet 8
muz 1 adet 100
Kiraz 100 gr 40
Hurma 1 adet 15
İncir 100 gr 41
İncir (kuru) 100 gr 59
Greyfurt 1 adet 60
Portakal 1 adet 50
Kivi 1 adet 34
Mandalina 1 adet 50
Karpuz 100 gr 19
Kavun 100 gr 18
Şeftali 1 adet 60
Armut 1 adet 70
Erik 1 adet 8
Üzüm 100 gr 57
Çilek 100 gr 26

Etiketler:

Uyku Merkezinde Geçireceğiniz Gece İle İlgili Bilmek İsteyecekleriniz

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:30 pm - Kategori:

Uyku merkezinde geçireceğiniz bir gece sizin için yeni bir deneyim olacaktır. Uyku testi (polisomnografi) farklı uyku evrelerini tanımamıza yarayan ve değişik uyku sorunlarını tanımamız ve sınıflandırmamız için gerekli bilgilerin toplandığı bir süreçtir.
Uyku basit bir süreç değildir. Beynimizin farklı bölümleri uykuyu kontrol eder ve değişik uyku evrelerinin oluşmasını sağlar. Uyku evreleri denildiğinde uykuya dalış, hafif uyku, derin uyku ve rüya uykusu (REM uykusu) anlaşılır. Bu şekilde beyin ve vücudun değişik aktivitelerini ölçerek kişilerin hangi uyku evresinde uyuduğunu tespit etmek mümkündür.
Uyku testi süresince vücudunuzda uykuda devam eden aktiviteler (beyin dalgaları, kas hareketleri, göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve bacak hareketleri) elektrot denilen, cilde yapıştırılan küçük metal diskler ile kaydedilir. Göğüs duvarınızın ve karnınızın etrafına takılan kemerler solunum çabanız hakkında bize bilgi verirler. Kanınızdaki oksijen düzeyi parmağınıza takılacak bir alıcı ile sürekli ölçülecektir. Bir video kamera aracılığı ile uyku süresince görüntünüz kaydedilebilecektir.
Bu cihazların hiç biri ağrı verici değildir ve tümü olabildiğince konforlu olabilmeniz için dizayn edilmiştir.

Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?

Tarih: Ocak 28, 2009 , 12:23 am - Kategori:

Uyku apnesi tedavi edilmediği taktirde ortaya çıkan sorunları erken dönemde ve geç dönemde ortaya çıkan sorunlar olarak sınıflayabiliriz.
Erken dönemde kalitesiz ve yetersiz uykunun neden olduğu sabah yorgun uyanma, gündüz uyku hali, bilişsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunlar görülebilir. Geç dönemde ise özellikle kalp ve beyin damarlarında olmak üzere büyük damarlarda ateroskleroz (damar sertliği) gelişimini hızlanması sık karşılaşılan problemlerdendir. Ne yazık ki uyku apne sendromu tedavi edilmediği taktirde hemen bütün organlar ve sistemlerde soruna neden olur.
Uyku apnesinin önemli bir sonucu gündüz aşırı uyku halidir. Uyku daha çok kişi otururken ya da önemsiz bir işle uğraşırken ortaya çıkar. Bu durumda hasta uyanık kalmakta yada konsantre olmakta güçlük çeker. Okuma ya da araba kullanmada zorlanırlar, çünkü bu monoton aktiviteler uykuyu daha da arttırır. Uyku apnesinin yol açtığı uykululuk pek çok trafik kazasına sebep olmuştur.
Tedavi edilmeyen Uyku apnesi sonuçları sağlığı tehdit eder. Tedavi edilmeyen Uyku apnesinin en iyi bilinen bazı önemli sonuçları aşağıdadır.

* Yüksek tansiyon
* Kalp krizi
* İnme
* Gündüz aşırı uyku hali
* Sabah baş ağrısı
* Rahatsız uyku
* Depresyon
* Sekse ilgide azalma, iktidarsızlık
* Gece sık idrara kalkma

Tedavi bu semptomları genellikle düzeltir ve Uyku apnesinin yüksek tansiyon gibi sonuçlarını önler ya da tedavi eder. Çoğu olguda tedavinin faydası, tedavi başlar başlamaz görülür.

Yukarı