gece

Uykunuzu Değerlendirin

Tarih: Ocak 29, 2009 , 2:27 pm
  1. Yeterli süre uyumama rağmen sabahları zor uyanıyorum, kendimi yorgun hissediyorum.
  2. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.
  3. Uyku hijyeni kurallarına 2 hafta boyunca uymama rağmen tatmin edici uyku uyuduğumu düşünmüyorum.
  4. Haftada en az 2 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.
  5. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda tanımlayamadığım bir huzursuzluk hissediyorum.
  6. Uyurken bacaklarımda ritmik hareketler olduğu söyleniyor.
  7. Evde horlamamın diğer odalardan bile duyulduğu söylenir.
  8. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.
  9. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.
  10. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.
  11. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.
  12. Sabah ağız kuruluğu ile uyanıyorum.
  13. Sabah baş ağrısı ile uyanıyorum.
  14. Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.
  15. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.
  16. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.
  17. Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.
  18. Çok sık rüya görüyorum.
  19. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.

Yukarıdaki sorulardan 1 veya daha fazlasına evet diyorsanız sizde bir uyku hastalığı olabilir.

Uyku Merkezinde Geçireceğiniz Gece İle İlgili Bilmek İsteyecekleriniz

Tarih: Ocak 29, 2009 , 1:30 pm

Uyku merkezinde geçireceğiniz bir gece sizin için yeni bir deneyim olacaktır. Uyku testi (polisomnografi) farklı uyku evrelerini tanımamıza yarayan ve değişik uyku sorunlarını tanımamız ve sınıflandırmamız için gerekli bilgilerin toplandığı bir süreçtir.
Uyku basit bir süreç değildir. Beynimizin farklı bölümleri uykuyu kontrol eder ve değişik uyku evrelerinin oluşmasını sağlar. Uyku evreleri denildiğinde uykuya dalış, hafif uyku, derin uyku ve rüya uykusu (REM uykusu) anlaşılır. Bu şekilde beyin ve vücudun değişik aktivitelerini ölçerek kişilerin hangi uyku evresinde uyuduğunu tespit etmek mümkündür.
Uyku testi süresince vücudunuzda uykuda devam eden aktiviteler (beyin dalgaları, kas hareketleri, göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve bacak hareketleri) elektrot denilen, cilde yapıştırılan küçük metal diskler ile kaydedilir. Göğüs duvarınızın ve karnınızın etrafına takılan kemerler solunum çabanız hakkında bize bilgi verirler. Kanınızdaki oksijen düzeyi parmağınıza takılacak bir alıcı ile sürekli ölçülecektir. Bir video kamera aracılığı ile uyku süresince görüntünüz kaydedilebilecektir.
Bu cihazların hiç biri ağrı verici değildir ve tümü olabildiğince konforlu olabilmeniz için dizayn edilmiştir.

Uyku ve Sosyal Yaşam

Tarih: Ocak 27, 2009 , 1:52 pm

Uyku bozuklukları insanların sosyal yaşantılarını ciddi şekilde etkilemektedir. Uyku hastalıklarına bağlı gündüz artmış uyku hali, hastaların işlerini yapmasını engelleyerek onları başarısızlığa sürükleyebilmektedir. Aynı zamanda sosyal çevrelerindeki insanlarla geçirdikleri zamanda istemsiz uyku halleriyle bazen alay konusu olmakta bazen de arkadaşlarının acıma hissi ile karşılaşmaktadırlar. Bilişsel (kognitif) fonksiyon bozukluğu da insanların kendi performanslarını sergilemelerini engellemektedir. Bu durumda da işte gösterebileceği başarıyı gösterememekte, unutkanlık, dikkatini toplayamama gibi sorunlar nedeniyle sıklıkla sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Erkek hastalarda görülen iktidarsızlık ve belki onun kadar önemli olan kadınların cinsel isteklerinde azalma hastaların eşleri ile ilişkilerini olumsuz etkilemekte, bu durum da evliliklerin sürdürülmesini güçleştirmektedir. Hastaların bazılarında görülen gastroözofageal reflü, göğüs yanması ve baş ağrısı gibi yakınmalar kişinin yaşam kalitesini azaltmaktadır. Uyku apneli hastalarda genellikle sosyal fonksiyonlarda azalma, ruh sağlığı ve kişinin kendi enerjisinin azaldığını hissetmesi gibi sorunlar tedavi ile düzelmektedir.

Gece boyunca horlama ve soluk kesilmeleri eşlerin de yaşam kalitelerini azaltır. Eşler ilk zamanlarda bu durumu yadırgamakta ancak zaman içinde gerek horlamayı ve uyku apneyi, gerekse apneler nedeniyle yatakta huzursuz uyuyan eşlerini kanıksamaktadırlar. Uyku apne sendromlu hastaların boşanma oranlarının daha yüksek olduğu da bilinmekle birlikte boşanmayan eşler de evliliğin ilerleyen yıllarında yatak odalarını ayırmaktadırlar. Uyku apne sendromu tedavi edildiğinde sadece hastaların değil aynı zamanda hastaların eşlerinin de yaşam kalitesi artmaktadır.

Yukarı